Keçi ve Koyunun Hikayesi
Çehov Eğer sen, kusursuz olsaydın; Başkalarının kusurlarını bulup çıkarmaya bu kadar meraklı olmazdın..
Neden kadınlar diğer kadınları acımasızca eleştirir elbisesini fiziğini iyice süzer? kendini neden bu şekilde iyi hisseder?
Neden diğerlerinin olumsuz hareketlerini daha seçici görür ve bunu başkalarına anlatma ihtiyacı duyarız?
Fizyolojik, genetik, arkaik yanı bir tarafa ama ben başka bir yönden ele almak itiyorum bu sorunun cevapları…
Bir düğün salonunu düşünün, masanızda 3-5 bayan var, o esnada kapıdan yeni girenler… Kafalar o tarafa çevrilir, iyice bir süzülür baştan ayağa, yada ayaktan başa )) Ardından süzenlerin yüz ifadeleri ve yorumları gelir..:
Büzülmüş ve alaycı bir suratla;
” Iığğ saçlara, makyaja, kilosuna, elbiseye ve rengine, şalına…artık her neresine ise acımasız eleştiriler !!”
Finali ; ” o topuklularla ne rüküş olmuş, o ayakları nasıl sokabilmiş içine!! ” ![]()
Bu bütün gece boyunca devam eder, dans eden, oynayanları izleyerek daha fazla eğlenilir…
Bu durum sınıfa yeni giren diğer bir bayan arkadaşına, alış veriş merkezinde gördüklerine, sokakta hatta tv de izlediklerine kadar sürdürülür..
Sebebi;;;
Düşünün evden çıkarken, o gün için ayna ve gardrop karşısında harcanan zaman ve emeği.. Son olarak kendini ennnn iyi hissedeceği bileşenleri(saç+makyaj+elbise+ayakkabı..) oluşturarak evden çıkar.. Kendini iyi hissediyordur artık. Fakat hala bir şeyler eksiktir zihninde ve bu rahatsız eder kişiyi. Fazla kiloları, basenleri, ayakkabası vs. vs.. Her şey hiç bir zaman tam olmaz kadında kendini güzel ve iyi hissetmesi için!! Hep bir şeyler eksiktir??
bu eksiklik nasıl giderilecektir? Başkalarının kusurlarını görerek, fark ederek ve ettirerek…
Düşünün herkesin bi yerlerinde hata görürseniz, “o nun şurası, bunun burası!! ” bir müddet sonra kendini iyi hissetmeye başlayacak..
Sonuç ;;;
“Evet benim de eksiklerim var ama diğerlerinin benden daha fazla ya da az veya çok kusurları var..”
“Çok da kötü hissetmem gerekmiyor yani!!!”
Olan şu ki iyi hissetmek için diğerlerine acımasız davranmak. Onların üzerine basarak kendimizi yüceltmek!!
Aklıma koyunla keçinin hikayesi geldi ![]()
Malum kahramanlar bir su yatağına gelirler. Koyun önceden atlar karşı tarafa ve kuyruğu havalanarak malum uzvu meydana çıkar. Keçi de “koyun kardeş uzvun* çıktı ortaya” der ve şen kahkalarla güler. Her gün ama her gün koyunla dalga geçer…
Oysakikeçinin kuyruğu hep havadadır, yaşamı boyunca her şey meydandadır.
Koyun dayanamaz der ki ” bana güleceğine dönde kendi …….bak der”
Anafikir : Birinin biryeriyle alay etmeden önce kendi bi yerimize bakmamızı anlatan çarpıcı bir hikayedir.
Özcümle “Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol” Hz.Mevlana
Dr.Mustafa Uslu