ALGIDA ŞEREFSİZLİK
|

ALGIDA ŞEREFSİZLİK

Algıda Şerefsizlik: Modern İnsanın İletişim Çıkmazı
Son zamanlarda danışanlarımdan ve arkadaşlarımdan sıkça duyduğum bir şikayet var: İletişim kurma sıkıntıları… Ama içlerinde anlattıkları öyle bir durum var ki, psikoloji kitaplarındaki o ağdalı terimlerle açıklayınca kimse anlamıyor. Ben de dedim ki, “Hadi bunu sokaktaki adam anlasın diye yazalım!”

alg%c4%b12

Bilişsel psikolojide en önemli konulardan biri algılamadır. Dışarıdan gelen uyaranların zihne ulaşması “duyum”, bu duyumun zihinde bir anlam kazanması ise “algı”dır. Yani kulağınıza “seni seviyorum” diye bir ses geliyor (duyum), ama siz bunu “kesin param için söylüyor” diye anlıyorsanız (algı), işte tam da konumuz bu!
Bilim insanları yıllardır çeşitli algı türlerini inceliyor: Algıda seçicilik (yalnızca duymak istediğini duymak), algıda değişmezlik (her şeyi aynı kalıpta görme), algıda bütünlük (parça parça görmek yerine bütünü görme)… Uzun liste böyle devam eder.
Fakat uzmanların şu ana kadar ısrarla görmezden geldiği bir kavram var. Onu da ben açıklayayım:
“ALGIDA ŞEREFSİZLİK”
Nedir bu algıda şerefsizlik? Kısaca karşılığı: Kişinin, olup biteni işine geldiği gibi algılaması sanatı! Nobel ödülü verilmesi gereken bir yetenek aslında.
Bu özel yeteneğe sahip kişi, gelen uyaranları tamamen kendisine yontarak, kendi çıkarı ve menfaati doğrultusunda, kendi duygularına hizmet edecek şekilde algılar. Einstein’ın görecelik teorisinden daha karmaşık bir relativizm!
“Bugün çok güzel görünüyorsun” dersiniz, karşınızdaki anlar ki: “Demek diğer günler çirkinim!”
“Bu konuda biraz daha dikkatli olalım” dersiniz, o anlar ki: “Bana güvenmediğini söylüyor!”
“Seni çok özledim” dersiniz, o düşünür ki: “Kesin başkasıyla görüşüyor, suçluluk duygusu var!”
Dilediğiniz kadar düzeltmeye çalışın, enerjiniz boşa gider. O işine geldiği gibi anlar. Einstein bile gelse anlatamaz. Newton yerçekimini yeniden keşfeder ama bu insanı ikna edemez. Daima açıklama ihtiyacı hissedersiniz, fakat işe yaramaz. Bazen siz çok iyi niyetli bir mesaj verirsiniz, o ise hemen işin cambazlığına gider ve daha siz cümlenizi bitirmeden oradan bambaşka anlamlar çıkarır.

Bu yetenek, herhangi bir psikoloji kitabında yazmaz tabii. Freud bile “vay anasını” diyerek notlar alırdı herhalde bunu görseydi. Kimbilir, belki bir gün birisi buradan alır bir yere yazar, orasını bilemem. Geleceğin doktora tezleri için bedava konu!
Ayrıca şu resme bir bakın: Çocuklar yunus balığı görürken, yetişkinlerin gördüğü şey de bir hayli manidar. Neden acaba? Masumiyetin gözleri mi, yoksa hayatın bizi algıda şerefsizliğe doğru ittiren o acımasız tecrübeleri mi?
yunus-alg%c4%b1-test
Siz bu yazıyı okurken kimlerin aklına kimler geldi, onu da bilemiyorum elbette. Eğer aklınıza hemen birisi geldiyse, o kişiye bu yazıyı yollayın – tabii ki eğitim amaçlı! (Kendinizi düşünmediyseniz, bir de öyle deneyin derim.)
Kalın sağlıcakla, ve bilin ki bu yazıyı okuyanlar içinde, “Kesin beni kastediyor!” diye düşünenler olacaktır… İşte bu da algıda şerefsizliğin kanıtıdır! 😉

Prof.Dr. Mustafa USLU
Psikolojik Danışman

Prof. Dr. Mustafa Uslu

Psikolojik Danışma · Ebeveynlik · Hayata Dair

ALGIDA ŞEREFSİZLİK

Bunları da okuyabilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.