Yarım Kalan Aşk

    Bitmemiş işler, er geç bizi bitiriyor. Yaşanamamış aşklar, söylenememiş sözler, ifade edilememiş duygular ki- kızgınlık, öfke, korku, mutluluk vs.. kısacası içinizde kalanlar; eksik kalanlar, tamamlanamayanlardır bitmemiş işler… Bazen yanındakine söyleyemediklerindir, bazen de gidene kaybettiğine söyleyemediklerindir…

Sizlerle bir arkadaşımın başından geçen yarım kalmış hazin bir aşk öyküsünü paylaşmak istiyorum;

        Üniversite yılları sevdiği, ciddi olarak görüştüğü, canı gibi sevdiği bir kız arkadaşı vardır …4 yılın sonunda okul biter, yazına babasını uzakta, başka bir ilde olan kızın ailesine gönderir, aileler bir araya gelir kızı istetir, kız da çok  ister ama kızın babası mühendise vermek istermiş ki Nuh der Peygamber Demez;  Kızın Babası Erol Taş misali, aşağılar arkadaşın babasını, “bende öğretmene verecek kız – mız yok! mühendise vereceğim der ve kızı vermez. Boynu bükük arkadaşın  babası geri gelir, biraz mahcup, biraz gururu incimiş, biraz öfkeli…  “Bu saatten sonra onlar verse ben almam artık, kapat bu defteri der.  Kapatılır gibi de olur.. Ama sevda bitmemiş arkadaşta; umudunu sıcak tutar, talepler devam eder.. İnternet yok, cep telefonu yok, tek iletişim mektup. Bu arada her ikisi de öğretmen olurlar, gözden ırak gönülden de ıraklaşır; 1990 lı yılların başları….1 yıl sonra bir mektup gelir, kız der ki “ anne-babalarımızı aşamadık, istemediler evlenmemizi…bitti!”.

      Arkadaşım ardından bir müddet sonra yeniden sever ve  evlenir, çocukları olur, eşini de seven ve sadık birisidir ayrıca…

       Aradan geçen 22 yıla rağmen,  yıllarca hep rüyalarına girmiş o kız, defalarca görmüş, ne karısına ne de çocuklarına bahsetmiş… Geçen yıl merak edip ismini araştırıp bulmuş, kız(artık çor-çocuk sahibi bir kadındır )  bir okulda öğretmen, evli 2-3 çocuk anası ve mutlu… Dayanamamış ve aramış, daha da ötesi kalkmış yanına gitmiş. Arkadaş çok prestijli bir pozisyonda makam şoförü, kaymakam vs. erkanla beraber kadının okulunu ziyaret eder, dertleşirler ama boğazlarda bir yumruk misali düğüm… İçilen çayın ardından belki de bir daha buluşmamak, görüşmemek üzere tokalaşıp ayrılırlar

dddd

      Tabi ki eşinin bu olup bitenlerden haberi yok, merak ederseniz. Rüyalarını sordum, bitmiş o süreğen rüyalar, huzuru yerine gelmiş, ve hayatına devam kaldığı yerden devam ediyor şu an…

Aklıma Behçet Necatigil’in Gizli Sevda  şiirini getirdi;

GİZLİ SEVDA

 Hani bir sevgilin vardı

Yedi sekiz sene önce,

Dün yolda rastladım

Sevindi beni görünce.

 

Sokakta ayaküstü

Konuştuk ordan burdan,

Evlenmiş, çocukları olmuş

Bir kız, bir oğlan.

 

Seni sordu

Hiç değişmedi, dedim,

Bildiğin gibi…

Anlıyordu.

 

Mesutmuş, kocasını seviyormuş,

Kendilerininmiş evleri..

Bir suçlu gibi ezik,

Sana selâm söyledi.

 

Anlatmak, Paylaşmak Özgürleştirir..

Saygılarımla, Doç.Dr. Mustafa Uslu

Leave A Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.